KADIN VE DEMOKRASİ DERNEĞİ

KADIN VE DEMOKRASİ DERNEĞİ
Küçük Çamlıca Mh. Kısıklı Cd. No: 112/A
Üsküdar/İstanbul/TÜRKİYE
Tel: +90 (216) 325 03 07
Faks: +90 (216) 325 03 09

GİRİŞ

Son yıllarda artış gösteren ve ülkemizin en önemli sorunlarının başında gelen “Kadına Yönelik Şiddet” olayları karşısında etkili yasal düzenlemeler yapılmış ve şiddete uğrayan kadınların korunması bir devlet politikası haline getirilmiştir. Kadınlarımızın şiddete katlanmak zorunda olmamaları için, gerekli barınma imkânını sunan Kadın Konukevlerine ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bu kapsamda Kadın Konukevlerinin ülke genelindeki sayıları, verilen hizmetlerin niteliği ve yapılan başvurulara cevap verebilme oranları ile ilgili yaşanan sorunlar bu anlamlı çalıştay ile ele alınmış, konu çözüm üretmek amacıyla irdelenmiştir.

Toplumda derin bir yere sahip olan kadın konukevleri ile ilgili değerlendirmeler yapılmadan önce bilinmelidir ki kadınların konukevlerine ihtiyaç duyması üzücü bir durumdur. Fakat Kadınların şiddete maruz kalması yahut çevresel faktörlerden kaynaklı güvenlik sorunu yaşaması ülkemizde yaşanan realitelerden biridir.

Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet maalesef toplumumuzda yaygın olarak görülen bir sorundur.  Bu sebeple ülkemizde kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla önleyici ve koruyucu nitelikte tedbirlere ihtiyaç duyulmuştur.

Ülkemizde aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla yürürlüğe giren ilk kanun 4320 sayılı Ailenin Korunması ile ilgili kanun olmuştur. Bu kanun aile içi şiddeti önlemeye yönelik uygulamalı ilk kanundur. Fakat bu kanunun uygulamasında bazı sorunlar yaşanmış ve yeni bir kanuna ihtiyaç duyulmuştur. İlgili sivil toplum kuruluşlarının ve çeşitli kurumların çalışmalarıyla 20 Mart 2012’de 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile birlikte korumaya yönelik tedbirler artırılmış ve genişletilmiştir. Kısa bir sürede daha etkin bir koruma politikası uygulanmaya başlamıştır.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde uluslararası sözleşmelere de yer verilmiş 11.05.2011 tarihinde İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi imzalanmıştır.

Kanunlara bakıldığı zaman teorik açıdan çok çeşitli ve çözüm odaklı kanunlar dikkati çekmektedir. Ülkemizde yaşanan sorun ise bu kanunların uygulanma aşamasında yaşanan aksaklıklardır.

Çalıştayımız 4 oturumdan oluşmaktadır. Birinci oturumda, kadın konukevlerinin mevcut yasal mevzuatına değinilmiş ve ülkemizde kadın konukevlerine olan algı irdelenmiştir.

İkinci oturumda ise, kadın konukevlerine başvuran ve orada yaşayan kadınların ne gibi psikolojik sorunlar yaşadığı konuları ele alınmış, kadınlarımızı topluma nasıl kazandırabileceğimiz ile ilgili öneriler sunulmuştur.

Üçüncü oturumda ise, kadın konukevlerindeki kadınların ne gibi fizyolojik ihtiyaçları olduğu ve kadınlara sunulan hizmetlerdeki yetersizlikler ele alınmış ve çözüm önerileri geliştirilmiştir.

Dördüncü oturumda ise, kadın konukevlerindeki kadınların ekonomik sorunlarına değinilerek, onları topluma kazandırmaya yönelik ve kendi hayatlarını ikame ettirebilecek düzeye getirmeye yönelik yapılan ve yapılabilecek meslek edindirme faaliyetleri araştırılmıştır.

 

  1. 1.    OTURUM

 ÜLKEMİZDEKİ KADIN KONUKEVİ ALGISI VE MEVCUT YASAL DURUM

Bu konu başlığı kapsamında Kadın ve Demokrasi Derneği üyesi avukatlar, Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü çalışanları, basın mensupları ve kadın konukevleri müdürleri tartışmış ve çözüm önerileri geliştirmişlerdir.

Mevcut Yasal durumu daha iyi anlayabilmek için 6284 Sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna ilişkin uygulama yönetmeliğinde yer alan Konukevi tanımını incelemek gerekmektedir:

Konukevi: Fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik veya sözlü istismara veya şiddete uğrayanların, şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde şiddet mağdurlarının varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanmak suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri ve konukevi, sığınmaevi, kadın sığınağı, kadınevi, şefkatevi ve benzeri adlarla açılan yatılı sosyal hizmet kuruluşu.

Konukevleri, kadın ve çocuklara doğrudan ya da ŞÖNİM aracılı­ğıyla ilgili kuruluşlara yönlendirmek suretiyle aşağıda belirtilen alan­larda destek sunmaktadır.

  • Güvenlik.
  • Danışmanlık.
  • Yönlendirme.
  • Psikolojik destek.
  • Hukuki destek.
  • Tıbbi destek.
  • Geçici maddi yardım.
  •  İş bulma konusunda destek.
  • Kreş.
  • Mesleki eğitim kursu.
  • Grup çalışmaları.
  • Çocuklar için burs.
  • Sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetler.

1991-2013 yılları arasında kadın konukevlerine başvurmuş kadınların sayısı 31.715, anneleriyle birlikte gelen çocukların sayısı ise16.809’dur. Konukevlerinde kalmak durumunda olan çocukların sayısı dikkat çekmektedir.

En son yayınlanan verilere göre ülkemizde toplam 3.248 kapasiteli olmak üzere, Bakanlık bünyesinde 90, yerel yönetimlerin bünyesinde 32, Sivil toplum Kuruluşu bünyesinde ise 3 kadın konukevi bulunmaktadır. Afyon, Rize, Niğde, Sinop, Muş ve Bitlis’te kadın konukevleri bulunmamaktadır. Bu illerde kadın konukevlerine uygun bir yerin bulunamaması büyük bir sorun teşkil etmektedir. İstanbul, Kadın konukevlerinin yoğunlukta olduğu şehirlerden biridir.

Kadın konukevlerinde kalmak isteyen kadınlar öncelikle ilk kabul birimine başvurmaktadırlar. İlk Kabul Birimleri; Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerine ya da Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezlerine başvuran kadınların ilk gözlemlerinin yapıldığı, psiko-sosyal ve ekonomik durumlarının incelendiği, geçici kabulleri yapılarak iki haftaya kadar kalabilecekleri birimlerdir. Şiddet mağduru kadın, ilde konukevi bulunmaması/kapasitesinin yeterli olmaması veya şartlarının doğrudan konukevine yerleşmeye uygun bulunmaması durumunda ilk kabul birimine kabul edilir. Meslek elemanları tarafından yapılan ilk gözlem sonucuna göre uygun sosyal hizmet modeli/yapılacak işlemler belirlenir.

Bütün bu yasal mevzuatların dışında ülkemizde, kadın konukevlerine karşı değişik bir algı mevcuttur. Şiddete maruz kaldığı için evinden ayrılan kadınlar, evlerini terk ettikleri ve ailelerini parçaladıkları gibi düşüncelerle eleştirilebilmektedir. Bir evliliğin sonlandırılması hiç kimse tarafından arzu edilmez bir durumdur. Fakat kadınlarımızın kendi can güvenliklerini ve ruh sağlıklarını tehdit edici bir evliliği sürdürmek zorunda kalmaları önlenmelidir.

ÖNERİLER

  • Kadın Konukevleri ile ilgili çalışan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu alanda tek başına yeterli olamamaktadır. Diğer Bakanlıkların aktif katılımları gerekmektedir. Özellikle Sağlık Bakanlığı ile ortak projeler üretilmeli ve bu alanda çalışmalar yapılmalıdır.
  • Nüfusu 100.000 i geçen belediyelerin konukevi açabileceğine dair yönetmelikte yer alan madde uygulanabilir hale getirilmelidir. Nüfus olarak yoğun her ilçede konukevi bulundurulmalıdır.
  • Koruyucu ve önleyici bir tedbir olarak evlilik öncesi çiftlerin aile danışmanıyla görüşmesi zorunlu hale getirilmelidir.
  • Nüfus yoğunluğu olan her ilçede Aile Danışma Merkezleri açılmalıdır.
  • Öfke Kontrolü ile ilgili eğitim ve seminerler artırılmalı, toplumsal farkındalık çalışmaları yapılmalıdır.
  • Kadın alanında daha verimli çalışmalar yapılabilmesi için kadınların siyasete aktif katılımları artırılmalı ve böylece kadına yönelik sosyal politikalar genişletilmelidir.
  1. 2.    OTURUM

KADIN KONUKEVLERİNDEKİ KADINLARIN

PSİKO-SOSYAL SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu konu başlığı kapsamında Kadın ve Demokrasi Derneği üyesi psikolog ve sosyologlar, Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü çalışanları, basın mensupları ve kadın konukevleri müdürleri tartışmış ve çözüm önerileri geliştirmişlerdir.

Kadın konukevleri müdürleriyle yapılan görüşmeler sonucunda Kadın konukevlerine başvuran ve oralarda geçici süreliğine ikamet eden kadınların çeşitli psiko-sosyal sorunları dikkat çekmektedir.

 Kadınların birçoğu ağır travmalardan geçerek hayatlarına devam etmeye çalışmaktadır. Yaşadığı zorluklar sebebiyle kendilerine ve çevrelerine olan güvenlerini yitiren kadınların yeniden hayata dört elle sarılmalarını sağlamak çok kolay olmamaktadır.

Kadınların bir kısmı konukevlerini bir kurtuluş yolu olarak görmektedir. Oysa kadın konukevlerinin var oluş amacı kadınlara öncelikle can güvenliği, kendini toparlamak için zaman ve hayatlarına daha uzun vadeli ve geniş açıdan bakabilmeleri için ihtiyaç duydukları emniyetli bir ortam sağlamaktadır.

Kadın konukevlerinde farklı bölgelerden gelen, farklı yaşam biçimlerini benimsemiş ve birbirini daha önceden tanımayan kadınlar birlikte yaşamaktadır. Bu da çeşitli sorunları beraberinde getirmektedir. Aile üyeleri arasında bile ufak anlaşmazlıklar çıkarken birbirini tanımayan ve farklı psikolojiye sahip insanların aynı evde anlaşmazlıklar yaşaması olağan bir durumdur.

ÖNERİLER

  • Kadınların haklarını bilmeleri ve sağlıklı bir şekilde kullanabilmeleri için farkındalık çalışmaları yapılmalıdır.
  • Ağır psikolojik rahatsızlık yaşayan kadınlarla daha hafif travmalar yaşayan kadınların aynı evde kalmaları bir tehlike oluşturmaktadır. Bu yüzden bu kadınlar psikolojik durumlarına göre farklı yerlerde ikamet etmelidirler. Yani kadın konukevlerindeki kadınlar alt gruplara ayrılmalı, ciddi vakaların olumsuz etkileri önlenmelidir.
  • Önlenebilir bir olgu olabilen şiddet, çok küçük yaşlarda iken engellenmelidir. Çocuklara ‘dokunma eğitimi’ çerçevesinde bilgiler verilmeli, anne-babalar bu konuda eğitilmelidir. Koruyucu ve önleyici bir tedbir olarak çocuklara cinsel eğitim verilmelidir.
  • Kadın konukevlerinde çalışan mesleki elemanların sayısı oldukça yetersizdir. Konukevlerindeki psikolog, sosyolog ve sosyal çalışmacı sayıları artırılmalıdır.
  • Konukevlerine düzenli aralıklarla psikiyatrist gönderilmeli ve kadınların ruhsal durumları periyodik olarak kontrol edilmelidir.
  • Konukevlerinde, haftanın belirli günleri kadınları ziyaret edecek gönüllü psikiyatristler, avukatlar yer almalıdır.
  • Konukevlerindeki kadınların psikolojik ve sosyolojik açıdan güçlendirilmesi şarttır. Bu sebeple kadınların özgüvenlerini yerine getirecek kişisel gelişim seminerleri düzenlenmelidir.
  • Konukevlerinde çalışan mesleki elemanların donanımları artırılmalı, onlara da alanlarıyla ilgili eğitimler verilmelidir.
  • Kadın konukevleri Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar artırılmalıdır. Din psikolojisi alanında uzman kişilerin haftanın belli günleri kadınlara seminer vermesi sağlanmalıdır.
  • Kadın konukevlerindeki kadınların sosyal becerilerinin gelişmesini sağlamak adına atölyelerin sayıları artırılmalıdır.
  • Şiddete maruz kalanların çoğu kadınlardır. Erkekler şiddet uygulaması halinde nasıl cezalandırılacağı konularında bilgilendirilmelidir. Ayrıca şiddetin uygulayıcısı olan erkeklere yönelik rehabilite edici çalışmalar yapılmalıdır.
  1. 3.    OTURUM

KADIN KONUKEVLERİNDEKİ KADINLARIN FİZYOLOJİK İHTİYAÇLARI VE KADINLARA SUNULAN HİZMETLERDEKİ YETERSİZLİKLER

Bu konu başlığı kapsamında Kadın ve Demokrasi Derneği üyesi avukatlar, psikolog ve sosyologlar, Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü çalışanları, basın mensupları ve kadın konukevleri müdürleri tartışmış ve çözüm önerileri geliştirmişlerdir.

Kadın konukevlerinin fiziki yapısını daha iyi anlayabilmek için yönetmelikte yer alan maddeleri incelemek faydalı olacaktır.

Kadın Konukevlerinin Açılması Ve İşletilmesi İle İlgili Yönetmeliğe Göre Konukevlerinin Fiziki Yapısı

  • Konukevi binasının, resmi kurumlara ulaşımı kolay olan, dış güvenliği etkin olarak sağlanabilen, kolluk birimlerine yakın yerlerde ve dış görünüşü itibariyle bulunduğu mahalde dikkat çekmeyecek özellikte bir yapı olmasına özen gösterilir.
  • Kadın ve çocukların güvenliği açısından avlusu ya da duvarla çevrelenmiş bahçesi olan korunaklı müstakil binalar tercih edilir. Açılacak konukevleri kiralama yöntemiyle de temin edilebilir.
  • Konukevi, en az yirmi, en fazla kırk kişi kapasiteli olarak kurulur.
  • Çalışanların ihtiyaçlarını karşılayacak sayı, büyüklük ve donanımda idari bölüm ve bürolar bulunur.
  • Sosyal çalışma görevlisinin konukevine kabulü yapılan kadın ve beraberindeki çocuklar ile mesleki çalışmalarını yapabileceği en az bir bireysel görüşme odası bulunur. Görüşme odasının aydınlık, ferah olmasına dikkat edilir.
  • Her kadın için, var ise çocukları ile birlikte kalabileceği bir oda bulunur. Bir oda, en fazla iki kadın tarafından paylaşılabilir. Bebekli kadınlar için tek kişilik odalar bulunmasına ve odalarda kadınlar için ranza sisteminin kullanılmamasına özen gösterilir.
  • Odalarında banyo ve tuvalet bulunmayan binalarda ortak kullanılacak banyo ve tuvaletler en fazla üç kadın tarafından paylaşılacak sayıda olur. Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren hizmete açılacak konukevlerinde odalarda bağımsız tuvalet ve banyo olmasına özen gösterilir.
  • Konukevinin kapasitesine uygun sayı ve genişlikte salon, oturma odası, yemek odası ve kadınlar için etkinlik odası bulunur.
  • Çocuklar için kreş, eğitim ve rehabilitasyon, oyun ve etkinlik odaları ile çalışma odaları bulunur.
  • Ayrıca mutfak, kiler, depo, çamaşırhane, kurutma, ütü odası ve ihtiyaç duyulabilecek diğer bölümler bulunur.
  • Bina, fiziksel koşulları ve bulunduğu yerin iklimi dikkate alınarak ısıtılır ve soğutulur.
  • Konukevi resmiyetten uzak, yuva sıcaklığı sağlayacak şekilde, kadınların ve çocukların rahat etmelerini sağlamak üzere ihtiyaçları gözetilerek döşenir.
  • Kadınlar ve çocuklar, konukevindeki cihazların kullanımı konusunda bilgilendirilir, cihazların ve odada bulunan eşyaların durumu bir tutanak altına alınarak kadına teslim edilir. Kadının konukevinden ayrılışı sırasında cihazların ve odanın teslim edildiği durumda olmasına özen gösterilir.
  • Konukevi ihtiyaçlarında kullanılmak üzere hizmete tahsisli bir araç bulunur, gerektiği takdirde hizmet alımı yoluyla sürücülü araç kiralanabilir.
  • Konukevi binalarının engelliler için erişilebilir olması sağlanır.

Yönetmeliklerde konukevlerinin fiziki yapısıyla ilgili yukarıdaki gibi detaylı maddeler yer almasına rağmen, uygulamada konuyla ilgili aksaklıklar mevcuttur. Ülkemizde her ilde kadın konukevi bulunmamakta, konukevlerine başvurunun çokluğu nedeniyle mevcut hizmet binaları yeterli olmamaktadır.

 

Konukevlerinde mevcut beslenme sistemi aşağıdaki gibidir:

  • Konukevindeki kadınlar ve çocuklara üç ana öğün verilir, ço­cuklara iki ara öğün daha verilir.
  • Doktor tarafından özel diyet uygulaması önerilen kadın ve çocuklara özel diyet uygulanır. İzin, hastalık ve diğer nedenlerden dolayı bir günden fazla konukevinden ayrılmış bulunanların, ayrıl­dıkları günlere ait istihkakları tabeladan çıkarılır.
  • Konukevinin yemek ihtiyacı, mamul yemek alımı yolu ile de karşılanabilir.

Ayrıca kadın konukevlerinde kadınlara aylık belirli miktarda harçlık verilmektedir. Konukevleri müdürlerinin aktarımlarına göre konukevlerinde yaşayan kadınların birçoğu güvenlik sorunu olmamasına ve riskli grupta sayılmamasına rağmen bir işte çalışmak istememektedir. Kadınlara kendi ayakları üstünde durabilmenin bilinci aşılanmalıdır.

ÖNERİLER

  • Kadın konukevlerindeki kadınların temel ihtiyaçlarının daha kaliteli bir şekilde sağlanması için yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından bütçeler oluşturulmalıdır.
  • Temel fizyolojik ihtiyaçlar iller arası farklar gözetilmeden belli standartlara ulaştırılmalıdır.
  • Kadınların konukevlerinde yaşadıkları süre boyunca kendilerini evde hissetmeleri için, hobi olarak mutfakta zaman geçirmeleri, kendi istedikleri yemekleri yapabilmeleri sağlanmalıdır.
  • Konukevlerindeki çocukların sosyalleşmeleri açısından vakit geçirebilecekleri, kreş ortamları artırılmalı ve imkanlar genişletilmelidir.
  • Kadınların fiziksel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için maddi destek sağlanmalıdır.
  • Şiddetten korunmak için konukevlerine başvuran kadınların hiçbir temel ihtiyaçlarını almadan geldikleri göz önüne alınarak, giyim ve diğer ihtiyaçlarının sağlanabilmesi için yeterli sayıda malzemeler bulundurulmalıdır.
  1. 4.    OTURUM

KADIN KONUKEVLERİNDEKİ KADINLARIN EKONOMİK SORUNLARI VE MESLEK EDİNDİRME FAALİYETLERİ

Bu konu başlığı kapsamında Kadın ve Demokrasi Derneği ekonomi komisyonu üyeleri, Kadem eğitim komisyonu üyeleri, psikolog ve sosyologlar, Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü çalışanları, basın mensupları ve kadın konukevleri müdürleri tartışmış ve çözüm önerileri geliştirmişlerdir.

Kadın Konukevleri ile ilgili yönetmeliğe göre konukevlerinde yaşayan ve geliri olmayan kadın ve çocuklara harçlık ve maddi yardım yapılmaktadır.

Kadın konukevlerine başvuran kadınların büyük bir çoğunluğu ekonomik açıdan zor durumda olan kadınlardır. Kadınların ekonomik açıdan güçlendirilebilmesi için mesleki eğitimler verilmekte, güvenlik sorunu olmayan kadınlara iş bulabilme imkânı sunulmaktadır. Fakat konukevleri sayısının az başvuran kadın sayısının fazla olması nedeniyle sunulan hizmetlerde çeşitli aksaklıklar meydana gelebilmektedir.

 Kadın konukevlerinde yaşayan kadınlar için atılacak ilk adım kadınları topluma kazandırmak olmalıdır. Bu yolda ise sivil toplum kuruluşlarına önemli roller düşmektedir.

ÖNERİLER

  • 6284 sayılı kanunda yer alan maddede çocuk sahibi mağdur kadınlara yönelik kreş yardım süresi uzatılmalıdır.
  • Ülkemizde mevcut bulunan tüm sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket edilmeli, ortak bir bilinç ve sağduyu oluşturulmalıdır.
  • Avrupa Birliği fonlarından faydalanılabilmesi için projeler üretilmeli ve teşvik edici faaliyetler gerçekleştirilmelidir.
  • Sivil toplum Kuruluşlarına kadın alanında çalışmalar yürütebilmeleri için özel destek verilmelidir.
  • Şiddet mağduru kadınların istihdamına yönelik projeler üretilmelidir.
  • Kadınlara yönelik mesleki ve bilgilendirici eğitimlerin ve el becerilerine yönelik aktivitelerin sayıları artırılmalı, üretim faaliyetlerine aktif katılımları sağlanmalıdır. Böylece kadınların hem üretken olmaları sağlanacak hem de psikolojik olarak deşarj olmaları desteklenecektir.
  • Kadınlara el becerilerini geliştirici eğitimler düzenlenmeli, hazırladıkları ve ürettikleri ürünlerin pazara sunulması sağlanmalıdır. Bu konuyla ilgili daha somut bir örnek vermek gerekirse, belediyelerin semt pazarlarının belirli yerleri kadın konukevlerine tahsis edilmelidir. Kadın emeği ile hazırlanan ürünler haftanın belli günleri satışa sunulmalı, kazanılacak para üretici kadınlara teslim edilmelidir.
  • Mağdur olan kadınların istihdamı devlet aracılığı ile gerçekleştirilmelidir. Örneğin engelli istihdamına yönelik yapılan çalışmalar, mağdur kadınlara yönelik gerçekleştirilecek istihdam çalışmalarına örnek olmalıdır.
  • Özel sektörde ise, mağdur kadınlara sigorta teşviki sağlanmalıdır.
  • Doktorlar tarafından psikolojik açıdan çalışmaya elverişli mağdur kadınların tespiti yapılmalı, bu kadınlara yaşlı bakım eğitimi verilmeli ve bu alanlarda istihdamları sağlanmalıdır.
  • Eşi sigortalı olan Mağdur kadınların sosyal yardımlaşma vakıflarına başvurduklarında destek alamamalarının önü açılmalıdır. Şiddete maruz kaldığı için kendi ayakları üstünde durmaya çalışan kadın eşine muhtaç bırakılmamalıdır.
  • Belediyeler, bakanlıklar, sivil toplum kuruluşları ortak bir bilinç çerçevesinde hareket ederek mağdur kadınlara yönelik projeler üretmelidir.
  • Meslek edindirme faaliyetlerinin yanı sıra kadınları psikolojik açıdan rahatlatıcı spor, kültür, sanat faaliyetleri artırılmalıdır.
  • Sosyal sorumluluk projesi yürüten kurum kuruluş ve özel sektör kurumları, bu alanda projeler üretmesi için desteklenmelidir.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Kadın ve Demokrasi Derneği olarak, kadınların sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel hayata aktif katılımlarını artırmak adına, toplumda sorun teşkil eden ve toplumsal iç dinamiklerimizi olumsuz yönde etkileyen her konuya değinmek, çözüm önerileri gerçekleştirmek için çalıştaylar düzenlemekteyiz.

Kadın Konukevleri de geçmişten günümüze toplumda derin yaralar açan bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun temelini kadınlarımızın konukevlerine başvurma nedenleri oluşturmaktadır.

Kadem olarak kadınlara karşı her türlü şiddete yönelik mücadele çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir. Fakat bilindiği üzere şiddet olgusu hemen çözülebilen ve kolaylıkla önlenebilen bir olgu değildir. Bu nedenle bir yandan şiddetle mücadele etmek diğer yandan da şiddetin olumsuz etkilerini en aza indirgemek durumundayız.

Şiddete maruz kalan kadınların, güvenlik, barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılandığı kadın konukevlerini, çalıştayımızda konu olarak ele almamızın nedeni de kadınlarımızın sosyal hayata, özgüvenlerini geliştirerek aktif katılımlarını sağlamak ve şiddetin bıraktığı izleri yok etmeye çalışmaktır.

Çalıştayımızda, kadın konukevlerinin mevcut durumu ele alınarak, çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Kadın konukevleriyle ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 6284 Sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Ve Mevzuatında birçok madde bulunmaktadır. Ülkemizde Konukevlerine yönelik son yıllarda ciddi somut adımlar mevcuttur. Konukevleriyle ilgili temel sorun ise yönetmelikte yer alan maddelerin uygulanmasında meydana gelen aksaklıklardır.

Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı kadın konukevleri ile ilgili atılan adımlarda tek başına yeterli olamamaktadır. Bu sebeple diğer tüm bakanlıkların konuya iştiraki zorunlu hale gelmelidir.

Ülkemizde konukevi bulunan belediyelerin sayısı ise oldukça azdır. Nüfusu 100.000’in üzerinde olan belediyelerin konukevi açabileceğine dair bir madde bulunmakta fakat bu madde uygulanamamaktadır.

Kadem olarak 2014 yerel seçimler öncesinde, yerel yönetimlere bu konuyla ilgili çağrıda bulunmak istemekteyiz. Belediyelerin kadın konukevleri açması şiddet mağduru kadınlar için atılacak somut bir adım niteliği taşımaktadır. Ayrıca kadın konukevleri sayısının artması, mağdur olan kadınların şiddete boyun eğmelerinin önüne geçebilecektir. Bunun yanı sıra konukevlerinin sayılarındaki artış konukevlerinde verilen hizmetlerin niteliğini de artıracaktır.

Çalıştayımızda konuşulan ve dikkate değer olan bir diğer konu ise, konukevlerinde yaşayan kadınların psikolojik faktörler göz önüne alınmadan aynı çatı altında ikamet etmeleridir. Konukevlerinde, ağır ve ciddi travma yaşayan ve diğer kadınları olumsuz etkileyecek davranışlarda bulunan kadınlar ile, daha hafif travma yaşayan kadınlar bir arada yaşamaktadır. Konukevleri sayısındaki artış ile birlikte, kadınlar arasında bir alt grup oluşturulabilecek ve kadınlarımıza daha kalite bir hayat sunulacaktır.

Sağlıklı ve mutlu nesiller için önce aileye, sonra devlete önemli roller düşmektedir. Devletin aile alanında çalışmalar yapması ilk adım niteliğindedir. Bu sebeple, toplumun her kesimindeki erkek ve kadınların eğitilmesi, bireye saygının geliştirilmesi ve aile kurumunun önemini kaybetmemesi için bu çalışmalar artırılmalı, ailenin devlet politikasında 1. Önem sırasında yer alması gerekmektedir.

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) olarak toplumda yer alan dezavantajlı kadınlar ile ilgili çalışmalar, çalıştaylar, eğitimler düzenleyerek, çözüme müdahil olacağımızı, kadınlarımızı avantajlı konuma taşımak için bir sivil toplum kuruluşu olarak elimizden gelenin fazlasını yapacağımızı kamuoyuna bildirmekten gurur duyarız.

2014-03-18T13:51:35+00:00