Teknolojik yenilikler sayesinde dünyanın diğer ucunda yaşanan olaylar hakkında anında bilgi sahibi oluyoruz.Bu olaylar içerisinde en çok içimizi yakan, kalbimizi parçalayan keşke hiç duymasak, görmesek dediğimiz; İnsanın insanı yok saydığı, güçlünün güçsüzü acımadan ezdiği hak ihlalleridir.
İnsanın insana yaptığı eziyet ve zulümlerin acısını yüreğimizin en derininde hissediyor ve iç alemimizde bu zulmü yapanların insanlığını defalarca sorguluyoruz. 21 yy’da insan hakları ihlalleri en üst seviyeye çıktı.İnsanlar, özelliklede inancını yaşamak isteyen Müslümanlar türlü türlü işkencelere tabi tutularak öldürüldü.
Hoyratlığın, güç sarhoşluğunun tavan yaptığı günümüzde bu sarhoşluktan ve aymazlıktan en çokta kadınlar nasiplerini alıyor. “Erkeğin en hayırlısı, kadına en iyi davranandır.“(Buhâri, nikâh 43; Müslim, fedâil 68) hadisi şerifi bazı Müslüman ülkeler arasında bile karşılık bulmamakta, kadınlar sosyal hayatta, özellikle de savaşlarda kaçırılma tecavüz, işkence ile karşı karşıya kalmakta, kadınlık onuru ve kadının insan hakları ayaklar altına alınıp çiğnenmektedir.
İnsan hakları,en başta yaşam ve özgürlük, sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetler olmak üzere, sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine kavuşma, yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma; barışçıl amaçlar için toplanma ve dernek kurma,evlenme, mal ve mülk edinme, çalışma, işini seçme özgürlüğü, din, vicdan düşünce ve anlatma özgürlüğü, insan haklarının temellerini oluşturur.
Fahri Kainat Efendimiz,Peygamberimiz(s.a.v.)bizlere; “Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.” (Tirmizi, Fiten, 11; İbnuMace, Fiten, 20) buyuruyor.
Günümüzde kadın hakları ihalelerini gören ve bu hak  ihlallerine sessiz kalmak istemeyen kadınlar, dernek, vakıf gibi çeşitli kuruluşlarda yer alarak, kadın sorunlarına çareler üretmeye, çeşitli projeler geliştirmeye  çalışmaktalar.2013 yılında kurulan Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM, kadınların sosyo-kültürel, ekonomik ve siyasal hayata aktif katılımlarını sağlayarak, kadınların demokratik haklarının bilincinde olmalarını destekleyici, mesleki gelişimlerine yönelik projeler ve aktiviteler gerçekleştirerek; araştırma, inceleme ve yayın çalışmalarını teşvik etmek, yürütmek ve yaymak amacıyla kadın sorunlarını içinde hisseden akademisyenlerin, eğitimcilerin ve birçok duyarlı kadının katılımıyla kurulmuştur. KADEM, çağdaşlık-uygarlık söyleminin ürettiği tek-tip kadın modeli yerine, farklı kadın kimliklerinin demokrasiyi güçlendirdiğine inanarak, kadının kimlik, kişilik ve özgürlük mücadelesini destekleyen bir sivil toplum kuruluşudur.
Kadın haklarını salt cinsiyet odaklı değil, insan olmak ve insan hakları kapsamında savunan ve cinsiyet adaletini merkeze alan bir dernek olan KADEM, Özgecan Aslan davasını takip için gittiği Tarsus’ta basın açıklaması yapmak istediği sırada bir takım grupların saldırısına uğradı ve basın açıklaması engellenmek istendi. Bizim ülkemizde öteden beri kadın hakkını korumayı sadece kendisine ait bir bölge olarak gören ve çalışmalarını din düşmanlığı üzerine temellendirmiş gruplar var.Bu gruplar, KADEM gibi inançlı kadınların kadın haklarını savunmasından oldukça rahatsızlar. Özgecan Aslan  duruşmasında KADEM’e yapılan saldırının altında yatan yegane sebep işte bu hazımsızlıktır.
KADEM’e yapılan bu saldırı anılarımı tazeleyerek beni yıllar öncesine götürdü.2007 yılında Yerel Gündem 21 Kadın Meclisi başkanı olarak katıldığım ulusal bir toplantıda, siyasette kadının önündeki engeller başlığı altında bir çalışma yapılıyordu. Bu çalışmanın akabinde de sonuç bildirgesi hazırlanacaktı. Birçok kişi söz alıp fikirlerini beyan etti. Bende söz aldım ve siyasette kadının önündeki engellerden birisi de başörtüsü engelidir. Bunu da sonuç bildirgesine ekleyelim dedim.Bunu söylememle birlikte salonda aniden tansiyon fırladı. Neredeyse linç edilecektim, bana Türkiye’de böyle bir sorun olmadığı siyaset düşünüyorsam başımı açmam gerektiği söylendi. Söz aldım, arkadaşlar sizlerle kadın hakları konusunda yıllardır birlikte çalışmalar yaptık. Siyasette kadınların sorunlarını tartışıyoruz. Sizin için sorun olmayabilir ama başörtüsü bizler için sorun dedim. Hemcinslerim ve kadın hakları savunucusu olduğunu iddia eden kadınlar sözlerime kulak tıkadılar. Ülkemizde kamuda, özel sektörde, mecliste başörtüsü engeli kadını kısıtlayan bir engeldi. Her şeye rağmen, bugün geldiğimiz noktada çok yol kat edildi. Bugün artık AK Parti sayesinde kamuda, mecliste başörtülü kadınlar var.
STK’ ların yönetim kademelerinde, kadın hareketleri içerisinde 25 yıldır aktif görev yapmış aynı zamanda da bir kadın derneği kurucusu olarak, KADEM’in kadın hareketlerine olan katkısını önemsiyorum. KADEM yöneticileri E. Sare Aydın ve Sümeyye Erdoğan’la Malatya’da bir arada olduğumuz kahvaltıda yaptığımız sohbetler neticesinde, kadın hareketlerine duyarlılıklarına, sahiplenmelerine ve bu konudaki donanımlarına yakinen şahit oldum.
KADEM kadın hareketini çok daha iyi noktalara taşıyacaktır. Bir kadın derneği olarak KADEM’in yanında olduğumuzu belirtiyor, Kadın hakları platformundaki çalışmalarını yürekten tebrik ediyorum.