BAŞÖRTÜLÜ KARDEŞLERİMİZE YAPILAN SALDIRIYA İLİŞKİN KAMUOYU AÇIKLAMAMIZ

Başörtülü kardeşlerimiz, önce Karaköy sonra Beşiktaş’ta, yolda yürürken dini inançları ve başörtüleri sebebiyle saldırıya uğradılar.

Bu tahammülsüzlük halini büyük bir üzüntü ile karşıladık. Bu durum, birlikte yaşama kültürü ve kişisel hak ve özgürlüklere karşı da açık bir tehdit niteliği taşımaktadır.

Bu ayrımcı bakış, bireyin yaşam hakkını tehdit ettiği gibi toplumsal hayata katılımına da engel olan bir şiddet türüdür. Bu şiddet, yalnızca kadınları değil, bir bütün olarak toplumu da olumsuz etkilemesi açısından çok boyutlu sosyal bir sorundur. KADEM olarak biz, bu sorunun farkındalığıyla ilk celsede mahkemeye sunduğumuz katılma talebimiz ret olmasına rağmen davanın takipçisi olmaya devam ediyoruz.

Çünkü biliyoruz ki bu köhne zihniyete sahip kişilerin saldırıları toplumdaki kutuplaşmaya zemin hazırlamaktadır. Bizler bu tip ayrıştırıcı vakalara yek ses olarak toplumca karşı çıkmalıyız. Bunun önüne geçmenin yegâne yolu yargıda hak ettikleri en ağır cezayı almalarıdır

Ülkemizin 28 Şubat gibi acı tecrübeleri düşünüldüğünde, münferit gibi duran bu eylemlerin, cezasız kalması halinde devamlılık arz edeceği bir gerçektir. Bunun sonucunda insanların sokakta huzurla dolaşamayacağı bir noktaya gelineceği kuvvetle muhtemeldir. Bu gibi saldırgan eylemlerde, HAGB ya da para cezası gibi sanığın adeta ödüllendirildiği yaptırımlara hükmedilmemesi gerektiğine inanıyoruz.

Bizler KADEM olarak, insanlık onurunun ve temel hakların hiçe sayıldığı her vakada, inançlarından ve tercihlerinden dolayı haksızlığa, şiddete maruz kalan her kim varsa yanındayız. Bu tip toplumsal barışa kast eden nefret suçlarına, her türlü şiddete ve ayrımcılığa karşı mücadelemize devam edeceğimizi tekrar ifade ediyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Kadın ve Demokrasi Derneği