KADEM Yönetim Kurulu Başkanı
Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu
LACİVERT DERGİ RÖPORTAJI

“Bu ülkeyi canını verecek kadar çok seven, haksızlıklara dur diyecek cesareti gösteren kadınların da var olduğuna şahit olduk”

“15 Temmuz’da ideolojisi fikri ne olursa olsun kadın erkek demeden herkesin vatanı uğruna birlik olup sonuna kadar direnebileceğini gördük. Bu ülkeyi canını verecek kadar çok seven, haksızlıklara dur diyecek cesareti gösterip bu alanda iradesini ortaya koyan kadınların da var olduğuna şahit olduk. Bizim içimizden, tanıdığımız, bildiğimiz ve belki yeteri kadar eğitim imkânı bulamamış yahut bazı noktalarda engellenmiş kadınlardı bunlar… Bu kadınların mücadelesi bize İstiklal Harbimizde askerimizle birlikte çarpışmaktan kaçınmayan Erzurumlu Kara Fatma, Şerife Bacı, Binbaşı Ayşe Hatun, Kılavuz Hatice, Tayyar Rahime, Halime Çavuş gibi pek çok kadının hâlâ aramızda yaşadığını, sadece isimlerin değiştiğini hatırlattı.

Kadın olarak bizden öncekilerin canları pahasına teslim etmediği bu güzel ülkeyi; halis niyet ve sağlam iradeyle koruyan kadın kahramanlarımızın, 15 Temmuz direnişinin başarıyla tamamlanmasında önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Bir günde Türk milletinin kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla tüm farklılıklarını bir kenarda bırakıp, bir bütün olarak hareket ettiğine şahit olduk. O gün sokaklarda siyasi, dinî, ideolojik hiçbir görüş ayrılığını önemsemeden Türkiye’nin geleceğine sahip çıktılar. Buna daha sonra hepimiz 15 Temmuz ruhu dedik.

Bir hainliğin nasıl toplumsal bir direnişle karşılanacağının, birliğe ve beraberliğe sebep olmasının en güzel örneğini milletçe sergilediğimizi düşünüyorum.

Geçmişten günümüze ve gelecekte Türkiye’nin millî bilincinin oluşmasında kadınların konumunu yadsınamaz. Uzun yıllardır milletimizin geçtiği bütün zorlu süreçlerin hepsinde erkeklerin yanında kadınların eşsiz özverisi de bulunuyor. Yakın geçmişte İstiklal Harbimizde de adını bilmediğimiz vatanı uğruna hayatından geçen binlerce kadın var. Bu kadınların torunları 15 Temmuz gecesi, demokrasimizi savunarak tüm dünyaya Türk kadınlarının dirayetini bir kez daha göstermiştir. O meş’um gecede meydanları dolduran, sokaklarda vatan nöbetine çıkmış kadınlar, cesaretleriyle 15 Temmuz destanının sembolü hâline gelmişlerdir. Bugün Kadın ve Demokrasi Derneği olarak bizler de bu şanlı direnişin gelecek nesillere doğru bir şekilde, ilk ağızlardan aktarılmasını sağlayacak bir dijital hafıza projesine imza atıyoruz. 15 Temmuz’a dair yaşanan tüm insan hikâyelerini tek bir web portalında toplayarak, şimdiye kadar kimsenin yapmadığı bir çalışmayı hayata geçiriyoruz. Bahsettiğiniz millî bilincin oluşmasında büyük katkıları olacağına inancım sonsuz.”