İsmini ilk kez Gezi olayları sırasında duyduğumuz Zehra Develioğlu, 1 Haziran’da Kabataş’ta müessif bir olay yaşamış, bebeği ile birlikte bir grubun saldırısına uğramıştı. Polise verdiği ifadede yaşadıklarını tüm detaylarıyla anlatan mağdurenin uğradığı saldırı kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Konuya duyarlı gazeteci, yazar ve sivil toplum kuruluşları meseleyi toplum vicdanına taşımışlardı. Herşeyden önce insan hakları ve kadın onuru adına KADEM olarak biz de o günlerde olayı kınamış ve Zehra Develioğlu’nun yaşadıklarını hukuka havale etmiştik.

Sözkonusu olay bugün tekrar talihsiz bir şekilde yine gündeme geldi. Bu sefer bir kadının ve bebeğinin yaşadıkları, çeşitli çıkar gruplarının menfaatine uygun şekilde istismar edilmeye ve çarpıtılmaya çalışılıyor. Zehra Develioğlu’nun beyanı yok sayılarak bu konu üzerinden kamuoyu algısı bilinçli şekilde manipüle ediliyor. Oysa hukuk herşeyden önce beyanı esas alır. Bir kadın olarak Zehra Develioğlu ifadelerine sahip çıktığı müddetçe Kadın ve Demokrasi Derneği, KADEM olarak hukuk, ahlak ve etik ilkeler gereği kendisinin yanında olduğumuzu ifade ediyor, bu mevzu üzerinden çıkar elde etmek isteyenleri kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Ayrıca bir kadının ve bebeğinin uğradığı saldırıya duyarlılık gösteren gazeteci, yazar ve sivil toplum kuruluşlarının yıpratılmaya çalışılmasını da kınıyoruz. Önyargılar ve cinsiyetçi yaklaşımlarla insanların en temel demokratik ve kişilik haklarının ihlal edilmesine karşı çıkıyor, hukuk karşısında ‘beyanın esas olduğu’nu tüm kamuoyuna tekrar hatırlatıyoruz.