Kadınların, insan hakları ve demokratik haklarının bilincinde olmaları amacıyla üç yıl önce kurulan Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), 27 Mart Pazar günü gerçekleşen II. Olağan Genel Kurulu’nda gelecek vizyonunu açıkladı.

KADEM; kadın haklarından hareketle kadının erkeği erkeğin kadını tamamladığı cinsiyet adaletini referans alan, tek tip kadın anlayışına karşın, farklılıkların kadını ve demokrasiyi zenginleştirdiğini benimseyen bir dernek. Ailenin birlikteliğini ve devamlılığını önceleyen, kadın ve erkeğin mevcut fırsatlara ve olanaklara eşit oranda sahip olması gerektiğini savunan, demokratik mekanizmalarını kullanarak, siyasal sosyal ve ekonomik kalkınmayı hedefleyen bir sivil toplum kuruluşu olarak 8 Mart 2013’te kuruldu.

Kadınların toplumsal hayatın her alanında aktif olarak yer almaları yönündeki çalışmalarını ulusal ve uluslararası alanlarda devam ettiren KADEM; 27 Mart 2016 pazar günü II. Olağan Genel Kurulu’nu Grand Cevahir Otel’de gerçekleştirdi. Seçime tek aday olarak katılan KADEM Kurucu Başkanı Doç. Dr. E. Sare Aydın Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla başlayan genel kurulda, KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu da konuşma yaptı.

“Önce kadının insan hakları dedik”

Kadının kendisine yüklenen tüm kimliklerinden arınmış bir şekilde “sadece kendisinin” olduğunun altını çizen Doç. Dr. E. Sare Aydın Yılmaz, “3 yıl önce 16 kadın çıktığımız bu yolda, şimdi binlerce kadınız. Kurulduğumuz günden bu yana, kadının insan hakları dedik. Çünkü biz, kadını cinsiyetçi yaklaşımlardan arınmış, kadın ve erkek arasında adaleti önceleyen ve kadını toplumun taşıyıcısı ve  tamamlayıcısı gören bir söylemi önce zihinlerimize yerleştirdik sonra vicdanlarımıza seslendik” dedi. Kadınların insanlığın geleceği olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bu ülkenin kadınları yan unsur değil, arkadan gelen değil, erkek ile yan yana yürüyendir. KADEM olarak demokrasi kavramına özellikle vurgu yapmaktayız. Sosyal, siyasal, ekonomik anlamda üreten nitelikli bir toplum olmak adına, kadınlarımızı sosyal hayata adapte etmek için bu yola çıktık. Batı kültürünün oryantalist söylemlerini benimseyen, kadını tek tipleştiren anlayışın karşısında duruyoruz” diye konuştu. Küreselleşen dünyada, adaletin, demokrasinin hakim olduğu bir ülke olmak istiyorsak, sosyal hayattan eğitime, siyasetten iş hayatına kadar her alanda kadınların varlık gösterdiği alanların arttırılması gerektiğinin altını çizen Yılmaz, “Bu noktada kadın insan hakları konusuna bağlılığımızı göstermeli ve geleceğin umut vadeden ülkesini inşa edebilmek adına, etkili stratejiler üretmeliyiz. Yani çalışmalıyız, yani geleceğimize hizmet etmeliyiz” dedi.

“KADEM klişelere mahkum olmadı”

KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan ise konuşmasına ” 2013 yılında bir dernek kurmak üzere yola çıktığımızda bir avuç insan ve güzel hayallerden ibarettik. Oysa bugün, üç yıla nice önemli iş sığdırmış bir hakikatiz… Hayalleri hakikate dönüştürdüğümüz bu yolda gösterdiğiniz emek için ben herbirinize tek tek teşekkür ediyorum. Rabbime, sizlerle birlikte çalışma fırsatı verdiği için şükrediyorum” diyerek başladı.

KADEM’in bir okul, adeta bir laboratuar olduğunu belirten Erdoğan şöyle devam etti: “Bilgilerimizi sınadığımız, farklı sosyal ilişkileri tecrübe ettiğimiz ve en önemlisi yerleşik kalıpları kırarak, yeni kavramlar, yeni sosyal hedefler inşa ettiğimiz bir alan.
Ben, KADEM’in bu inşai tavrını çok önemsiyor ve anlamlı buluyorum. KADEM, verili bir dünyanın klişelerine teslim olmadı. Kadın konusundaki ezberlere kendini mahkum etmedi.
Kadın meselesini önce bir insani mesele olarak konumlandırdı ve kadim öğretinin unuttuğumuz ilkesini topluma yeniden hatırlattı; Kadın ve erkek birbirini tamamlayan bir bütündür’ ilkesini… Bu bakış açısının, sorunlu geleneksel tutumların küflenmiş örtüsünü kaldırdığını düşünüyorum. Kadını ve erkeği, çatışmacı bir rekabetin parçası haline getiren çıkmazdan çekip çıkardığına inanıyorum. Zira, kadın ve erkek birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır. Bu anlayışın bir sonucu olarak KADEM, çok önemli bir kavramı destekliyor; Toplumsal Cinsiyet Adaleti!… Kainatın ruhu olan adalet ilkesinin, insanlığın iki cinsi arasında da hakem olması gerektiğine inanıyor. Kadın konusundaki kimi akademik klişelerin ve kadın sorunlarını çözemeyen bazı küresel kabullerin hegemonyasını sarsan bu kavramın gittikçe yaygınlaştığını görüyor ve mutlu oluyorum. Baskın söylemlere mahkum olmayan bu duruşu nedeniyle, KADEM’i özellikle tebrik etmek istiyorum.”

“Toplumsal medeniyetin temeli kadın”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ise konuşmasında toplumsal medeniyetin temelinin “kadın” olduğunu ifade ederek, “Dünyanın ötekileştirdiği bir çok toplum, kadının toplumsal, siyasal ve ekonomik olarak toplumun her kesiminde varolmasıyla herşeye rağmen ayakta durabiliyor. Türkiye’de de demokrasinin yükselmesinde kadınlar, varlıklarıyla önemli bir rol oynamışlardır. Türkiye’de Adnan Menderes, Turgut Özal, Necmettin Erbakan döneminde demokrasinin yükselmesinde kadınların rolü büyüktür. Son 15 yılda da kadın devrimi yaşanıyor. KADEM  ise son 3 yılda adeta bir mucize yaratmış. Bu mücadele önünde saygıyla eğiliyorum” dedi. Bakan Soylu, KADEM’in yeni anayasa konusunda da öncü olmasını istedi.

Yurt genelinde 12 KADEM temsilciliği ve KADEM’e gönül vermiş pek çok kişinin katıldığı genel kurulda KADEM’in kadına karşı şiddetle mücadelede farkındalık yaratmak için yürüttüğü “Kadın Varsa Demokrasi Var”, “Erkeksen Öfkeni Yen” ve “Şiddete Hakkın Yok” filmleri gösterildi.

Konuşmaların ardından KADEM Gençlik Komisyonu üyeleri “Gençlik Manifestosu”nu sundular.