KADEM AB Bakanı Volkan Bozkır ve Avrupa’dan gelen 14 STK’nın katılımıyla Kadın ve Siyaset Sempozyumu gerçekleştirdi.

Kadın ve Demokrasi Derneği, AB ve Türkiye destekleriyle yürütülen “AB-Türkiye Siyasette Kadın Sivil Ağı Projesi” kapsamında Kadın ve Siyaset başlıklı bir sempozyum gerçekleştirdi. Sempozyuma AB Bakanı Volkan Bozkır, AK Parti İstanbul Milletvekili Nimet Baş, Brüksel Milletvekili Mahinur Özdemir, Avrupa’da faaliyet gösteren 14 STK temsilcisi, çok sayıda akademisyen ve dinleyici katılım sağladı.

Programda açılış konuşması gerçekleştiren KADEM Kurucu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sare Aydın Yılmaz, bu dönem Meclis’e girecek kadın vekillerden beklentilerinin yüksek olduğunu belirterek, “Özellikle hepimiz için son derece ehemmiyetli olan kadına yönelik şiddetle mücadelede aktif birer savunucu olmalarını talep ediyor, Meclis koltuklarını öncelikli olarak kadın kalkınması için doldurmalarını istiyoruz” dedi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumda konuşan Yılmaz, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye tarafından mali olarak desteklenen projenin, Fransa’dan Adalet, Eşitlik ve Barış Konseyi (COJEP) ile Belçika’dan Avrupalı Müslüman Gençlik ve Öğrenci Birliği (FEMYSO) ortaklığında gerçekleştirildiğini söyledi. Yılmaz, kadının siyasette eksik temsilinin, kadın erkek eşitliğinin de ötesinde, öncelikle bir demokrasi meselesi olduğunu ifade ederek, kadınların siyasetin kurucu öznesi değil nesnesi olduğunu, kadının siyasette sadece vitrin olarak algılandığını kaydetti.

Dünyada kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan ilk ülkeler arasında yer alınmasına rağmen yasal düzenlemelerin kadınların karar mekanizmalarına ve siyasal hayata aktif katılımı hususunda yetersiz kaldığını anlatan Yılmaz, kadınların önüne konulan engellerin ortadan kaldırılması ve karar verici mercilerde aktif rol üstlenmelerinin yolunun açılması gerektiğine işaret etti.

KADININ SİYASETTEKİ ROLÜ

Yılmaz, siyasetin içindeki kadınların lobi faaliyetleri yaparak kadın meselelerine yönelik çözüm arayışlarında bulunmaları gerektiğini belirterek, “7 Haziran için bütün partiler hummalı bir şekilde çalışıyorlar. Buradan bir çağrıyı gerçekleştirmek istiyorum. Bu dönem Meclis’e girecek kadın vekillerden beklentimiz yüksektir. Özellikle hepimiz için son derece ehemmiyetli olan kadına yönelik şiddetle mücadelede aktif birer savunucu olmalarını talep ediyor, Meclis koltuklarını öncelikli olarak kadın kalkınması için doldurmalarını istiyoruz. Unutulmamalıdır ki İslam medeniyeti, Osmanlı İmparatorluğu ve cumhuriyetimiz kadın kalkınmasıyla ilerlemiş, tarih bugün bu noktaya kadınlarla gelmiştir” diye konuştu.

KADEM Kurucu Başkanı Sare Aydın Yılmaz, Türkiye, Fransa ve Belçika’dan 12 sivil toplum kuruluşu bir araya getirilerek sivil toplum ağı oluşturacak “AB-Türkiye Siyasette Kadın Sivil Ağı Projesi” kapsamında oluşturulan network ile kadınların siyasete katılımı konusunda sürdürülebilir ortaklık ve ağ mekanizması kurulduğunu dile getirdi.

Yılmaz, çalıştaylar ve sempozyumlar sonucunda çıkan kadının siyasete katılımına ilişkin strateji geliştirme raporunun, Avrupa Parlamentosu’na sunulacağını da kaydetti.

Yılmaz’ın ardından bir selamlama konuşması gerçekleştirmek üzere sahneye gelen AB Bakanı Volkan Bozkır; bu yıl AB fonlarından yaklaşık 11 milyon avroyu sivil topluma harcadıklarını belirterek, “2020’ye kadar da 190 milyon avroluk bir kaynağımızı sivil toplumumuzun gelişmesi, Türkiye’ye katkı sağlaması için kullanacağız” dedi.

Sivil toplumla ilgili projeleri Türkiye’nin demokrasisinin değişimi bakımından önemsediklerini ifade eden Bozkır, şöyle devam etti: “Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nde sivil toplum uzun yıllar devlete zarar verecek, fikirleriyle sıkıntı yaratacak bir kesim olarak görüldü. 1980’de 50 sivil toplum örgütün olduğu görürsünüz. Bugün 104 bin sivil toplum kuruluşumuz var. Sivil toplum olmadan demokrasiden bahsetmek mümkün olmaz. Sivil toplum tenkit eder, görüş üretir, vizyon planlar ama öyle günlerden geldik ki Türkiye’de sivil toplum kuruluşları bir araya geldiğinde, şöyle baktığınızda, sonraki toplantısına geldiğiniz de o insanları bazen göremezdiniz. Toplantıyı beğenmeyip gelmediklerinden dolayı değil, gelemediklerindendir. Çünkü orada söylediklerinden dolayı bazen takibata uğrarlar, bazen ‘bir daha böyle bir toplantıya katılma’ telkiniyle baş başa kalırlar. Konuşurken korkarlardı. Bugün sivil toplum istediği gibi buluşuyor ve konuşuyor. Bu amaçla sivil toplum projelerine önemli destek veriyoruz. Bu yıl yaklaşık 11 milyon avro AB fonlarından sivil topluma harcıyoruz. 2020’ye kadar da 190 milyon avroluk bir kaynağımızı sivil toplumumuzun gelişmesi, Türkiye’ye katkı sağlaması için kullanacağız.”

KADIN KOTASI 

Bozkır, kadınlara önem verdiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin bir dönem kadının kendini yeterince gösteremediği, eve hapsolduğu zamanlar yaşadığını anlattı.

Son 10 yıla bakılınca çok önemli adımlar atıldığını, kadınların toplumda hak ettiği yeri almaya doğru emin adımlarla ilerlediğini belirten Bozkır, kadınlara yönelik yasal düzenlemelere değindi.

Bozkır, Haydi Kızlar Okula Projesi’yle çok sayıda kızın eğitim aldığının altını çizerek, başörtülü olduğu için kızların üniversiteye gidememesini anlayamadığını söyledi.

Türkiye için en zararlı fikirlere sahip bir erkek üniversitede okuyabilirken, ülke için kalbi atan, hür fikirlere sahip bir kızın inançları nedeniyle üniversiteye gidemediğini anımsatan Bozkır, bu yasakların kalkmasının önemine işaret etti.

Bozkır, hiçbir zaman kadın için kotaların, bazı ülkelerde uygulanan “bir kadın bir erkek” şeklindeki fermuar sisteminin doğru olduğuna inanmadığını aktararak, şöyle devam etti:  “Çünkü, kendisini daha zayıf hisseden insanlar için konulacak bir husustur. Engelliler için, hapis yatmış hükümlüler için kota koyarsınız. Bence kadının kendisini böyle bir zayıf görüntü içine sokmasına hiçbir zaman ihtiyaç olmamalıdır. Kadın her aldığını Türkiye’de kotalardan, fermuar sisteminden dolayı değil, çalışarak, kendini göstererek erkekten daha iyi çalışabileceğini, daha iyi aile reisi olabileceğini sosyal yaşamda, iş dünyasında daha başarılı olacağını ispat ede ede buralara gelmiştir.”

Bozkır, siyasette de kadının önemli rolü olduğunu belirterek, AK Parti’nin başarılarında kadınların kampanyalara yaptığı katkının etkisi olduğunu söyledi.

Meclis’te 100 kadının olduğu bir parlamentoyu çok arzu ettiklerini, iş dünyasında ve bakanlıklarda yüzde 50’nin üzerinde kadının olduğu tabloları görmek istediklerini ifade eden Bozkır, Avrupa Birliği Bakanlığı’nda bunu sağladıklarını anlattı.

Konuşmasının ardından, Bozkır adına dikilen bir fidanın belgesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şaduman Okumuş tarafından Bozkır’a verildi. Volkan Bozkır da “Artık benim de bir dikili ağacım var” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından masa düzenine geçilerek, konu ile ilgili sunumlar gerçekleştirildi. Program soru-cevapların ardından son buldu.