SESİMİZE KULAK VERİN ÇIĞLIĞIMIZI DUYUN!

Bizler İstanbul’dan, Ankara’dan, Diyarbakır’dan sesleniyoruz sizlere.

Samsun’dan, İzmir’den, Malatya’dan, Adana’dan…

Karadeniz’in hırçın dalgaları gibi dik, İstanbul’un kadim tarihi gibi köklü, Ege’nin bereketli toprakları gibi umutluyuz. Güneydoğuyuz, güneşi ilk karşılayan ve yudum yudum ailemizin üstüne serpen…

Biz Anadolu’yuz. Bu toprakları emeği ile yurt yapan, yurduna kardeşliği azık yapan kadınlarız.

Doğurduğu, büyüttüğü çocuğuyla; eş olduğu, emek verdiği yuvasıyla Türkiye’yi aile yapan kadınlarız.

Biz şehit annesiyiz, eşiyiz, çocuğuyuz.

Hepimiz yüreğimizde nice ölümlerin matemini taşıyoruz.

Sesimize kulak verin. Çığlığımızı duyun!

Toprağa düşen her şehitle yüreğimizden bir parça kopup gidiyor,

Gazeteler her gün bayraklara sarılı şehit cenazelerinin fotoğraflarıyla doluyor,

Ağzından nefret saçarak felaket senaryosu üretenlerden yorulduk!

“Analar ağlamasın” diye yola çıkan, çocuklarımızın geleceğine daha güvenle bakmamızı sağlayan o güzel yolculuk bitti mi? Biz yine o güzel yolculuğa katılmak, köprüleri sağlamlaştırmak istiyoruz. Kardeşi kardeşle buluşturan dostluk köprülerini yıkmayalım!

Ortadoğu yanıyor, tüm dünya bu yangına benzin döküyor, sonra da seyrediyor. Bir coğrafyanın çocukları sorgusuz sualsiz denizde, terörde, çöllerde hayata veda ediyor. Türkiye de adım adım bu kadere davet ediliyor.

Bizler komşularımıza Ensarken, kapımıza gelen kimseyi geri çevirmez, ekmeğimizi paylaşırken bugün ne değişti? Neden gençlerimiz sokakta?

Terör dediğimiz şey, üreteni de yöneltileni de yok etmekten başka ne işe yarar ki?

Buradan terörü destekleyen, propagandasını yapanlara sesleniyoruz: Kardeşi kardeşe, komşuyu komşuya düşman yapan terör sizi de imha edecektir. Kaç bin tonluk patlama gücüne sahip bombalarınız kardeşliğimizin, gençlerimizin, geleceğimizin üzerinde patlıyor.

Buradan tüm kamuoyuna sesleniyoruz:

Koşulsuz, şartsız huzur ve barış istiyoruz. Şehit haberlerinin gelmediği, kimsenin burnunun kanamadığı, işyerlerinin taşlanmadığı, otobüslerin yakılmadığı bir ülke çok mu zor?

Siyaset kurumunu çözüm üretmeye, Sivil Toplumu, üniversiteleri, medyayı, sanat camiasını ve bu ülkenin aydınlarını çözümün bir parçası olmaya davet ediyoruz.

Gençleri kışkırtan, toplumu bölen, sokağa çağıran söylemlerin acilen durdurulması lazım. Sosyal medya düşmanlık üretiminin, kışkırtıcılığın merkezi haline dönüştü. Otokontrolünü kaybeden, önüne gelen bilgiyi doğruluğunu araştırmadan yayan herkes bu yangını körüklüyor.

Herkesin sorumluluğu ve yapabileceği şeyler var. Toplumu kuşatan barış, huzur ortamı eğer talip olursak ve emek verirsek zor değil, uzak değil.

Bizler  bu toprağın kadınları, Türkiye’nin farklı illerinden sesleniyoruz sizlere. Türk, Kürt, Ermeni, Çerkez, Süryani ve Romanız. Bizler Türkiye’yiz. Barış istiyoruz. Türkiye’nin kadınlarını buluşturan bir inisiyatif olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmek için kamuoyunun önünde söz veriyoruz. Konuşmaya, dinlemeye, anlamaya, anlatmaya ve istişareye hazırız. Bu sorumlulukla çıktık yola. Sürecin içinde yer alacak ve takipçisi olacağız.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur…