26 Ağustos 2016

Fransa’da, ‘Burkini’ olarak isimlendirilen tesettürlü kadınların kullandığı mayonun kullanımı ‘ayrımcılık ve cemaatçilik’ yapıldığı gerekçesiyle yasaklandı. Fransa Başbakanı Manuel Valls’ın açıkça onayladığı burkini yasağının, Fransa’nın değerleriyle uyumlu olmadığı iddiasıyla da ülke genelinde hızla yayıldığını görüyoruz.

Ne yazık ki her geçen gün sözde laik Fransa’nın, devlet eli ile insanların dini ve kişisel tercihlerinin tezahürü olan kıyafetlerine yönelik skandal müdahalelerini kaygıyla izliyoruz. Fransa yönetimi yasağı “Kamu düzenini tesis etmek, güvenliği sağlamak, laiklik ve cumhuriyet değerlerini korumak” amacıyla açıklıyor. Açıkçası bizler çocukları ile beraber denizde serinlemek isteyen ve burkini ile sahilde oturan bir kadından, polisin zorla üstünü çıkarmasını istemesi ve bununla da yetinmeyip, ceza kesmesinin, öne sürülen hangi amaca hizmet ettiğini merak ediyoruz.

İnsan Hakları Kurumunun evi olan Fransa’ya diyoruz ki; burkini üzerinden asayişi sağlama iddiasından vazgeçin ve kamu düzenini tesis etmek istiyorsanız sahilde çocukları ile zaman geçiren ve dinlenen insanlardan uzak durun. Laik bir devlet olma iddiasındaysanız insanların inançlarına karışmayın. Fransa bir Hristiyan din devleti dahi olsa farklı inançlara uygun giyinen insanlara yasak getirme hakkına sahip olmazdı.

Ayrıca 1925 yılında plajda kadınların mayolarını ölçen Fransız polisinin 2016 yılında hala, bu kez ters yönde, kadınların kıyafetleriyle ilgileniyor olmasını hayretle karşılıyor ve geçen 91 yılda insan hakları ve laiklik konusunda bir ilerleme kaydedememesinden endişe duyuyoruz.

Gelişmiş ülkeler kadınların toplumsal hayata katılımını teşvik ederken, burkini kullanan kadınların sosyal hayattan dışlanmasının, insan hakları ve kadının özgürlüğü bağlamında kabul edilemeyecek bir uygulama olduğuna inanıyor ve şiddetle kınıyoruz. Fransız Danıştayının, Villeneuve-Loubet Kasabası’nda uygulamaya geçirilen burkini yasağının kaldırılmasına karar vermesine rağmen, ne yazık ki bazı otoritelerin yasakçı anlayışlarında ısrar edeceklerini görüyoruz.

Fransa, kuruluş ilkeleri olan ‘liberté, égalité, fraternité’ (özgürlük-eşitlik-kardeşlik) ışığında hareket etmeli ve bu çağ dışı, ilkel ve özgürlük karşıtı yanlıştan en kısa zamanda dönmelidir.