Nisa Ece İnçke
KAMUOYU AÇIKLAMASI

Dört yıl önce eşi Recep İnçke tarafından öldürülen Nisa Ece İnçke cinayeti ile ilgili açılan dava hâlâ sürüyor. Kadına yönelik şiddetin sembollerinden birine dönüşen bu davada yargılama sürecinde öne sürülen iddialar, geldiğimiz noktada âdil bir sonuca ulaşmayı imkânsız kılmıştır.

KADEM olarak en başından beri müdahil olduğumuz davanın dördüncü duruşmasında, adaletin sağlanması için bugün yine buradayız.

Sanık Recep İnçke, ilk duruşmada eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış, ilerleyen süreçte sanığın avukatının itirazı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesi, olayda tasarlama delili olmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuş, sebat ve ısrarla bir plan dâhilinde öldürme fiilinin gerçekleştirilmediğini belirtmiş ve bu yönde tesis edilen kararın bozulması gerektiğine hükmederek dosyayı yeniden İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermiştir. Ancak dosya kapsamı ve olayın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda sanığın daha önce defalarca şiddet uyguladığı eşini ayrı yaşadıkları dönemde eve çağırarak maktulün sesinin duyulmaması için televizyonun sesini açarak ve defalarca ateş ederek olay mahallinde katletmesi cinayetin sanık tarafından tasarlanarak işlendiğini açıkça ortaya koymaktadır.

İkinci duruşmada sanığın kendisini mağdur ve mazlum göstererek mahkemeyi etkileme gayreti ve savcının da mütalaasında “kadının kocasını aldattığı ispatlanmasa da aldatma şüphesinin varlığı cezada indirim gerektirir” ibaresini öne sürerek haksız tahrik indirimi istemesi, mezkûr davayı emsali görülmemiş bir davaya dönüştürmüştür.

Sanığın ruhsatsız bir silahla yakın mesafeden dört el ateş ederek öldürdüğü bir kadın söz konusuyken, dosyadaki delil durumu ile örtüşmeyen ve dosya kapsamında ispatlanmamış aldatma iddiası,  haksız tahrik indirimine konu edilemez. KADEM olarak, adaletin tesis edilmesi ve vicdanların huzur bulması için ilk derece mahkemesinin kararında direnmesini, savcı mütalaasındaki haksız tahrik indiriminin söz konusu bile edilmemesini, hiçbir indirim almadan en yüksek hadden ceza verilmesini talep ediyoruz.

Kadın ve Demokrasi Derneği olarak, kadına yönelik şiddetle mücadele ederken, tahrik ve iyi hâl indirimi gibi uygulamaların failleri caydırıcılıktan uzak, bilakis daha da teşvik edici bir sonuç ortaya çıkardığını üzülerek görüyoruz. Bu asla kabûl edilemez!

Kadına karşı şiddet insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve bu suçu engellemek adına herkes sağduyulu olmakla yükümlüdür.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Kadın ve Demokrasi Derneği