Öğrenci Andı’na İlişkin Kamuoyu Açıklamamız

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 8 Ekim 2013 tarihinde yürürlükten kaldırılması ile ilk öğretim okullarında okutulmasına son verilen “Öğrenci Andı” Danıştay 8. Dairesi’nin iptal kararı ile tekrar gündemimize girmiş oldu. Karar gerekçesinde öne çıkan idari yargının görev sınırını ihlal etmek, yürütme organının takdir yetkisini yok sayarak yerindelik denetimi yapmak vb usul hatalarına girmeyeceğiz.

Öncelikle sayın Dairenin teknik bir inceleme gerektirmeyen davada 5 yıl gibi uzun bir süre sonra karar verip toplumu bugün aynı tartışmalara hapsetmesi kasıtlı değilse ancak ihmalle açıklanabilir.

Yine karar gerekçesindeki pedagojik iddiaları da kabul etmek mümkün değildir. Sayın Daire, “yeni nesillerin ülkesine anayasal vatandaşlık temelinde aidiyetini ve bağlılığını güçlendirmeyi, onların milli, manevi ve kültürel değer oluşumuna katkı sağlamayı amaçlayan ve uzun yıllardır okutulan bu metnin” yürürlükten kaldırılması gerekçelerinin hukuken geçerli sebeplere dayanmadığı kanaatiyle düzenlemeyi iptal etmiştir.

Ülkesine güçlü aidiyet bağı ile bağlı her yurttaş gibi bizler KADEM olarak milli, manevi ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesi için yapılan çalışmaları her aşamasında desteklemekle mesul sayıyoruz kendimizi. Ancak ülkemizin yeni nesillerinin güçlü vatandaşlık bağlarıyla aidiyet duygularının gelişmesi için tek tipçi, otoriteryen, sloganlarla düşünmeyi emreden uygulamalardan vaz geçilmesi gerektiğinin de farkındayız. Üzerinde yaşadığımız Anadolu topraklarının sinesine sardığı birbirinden farklı etnik gruplar olarak “Türkiye Vatanımız” vurgusunu aynı samimiyetle söylüyoruz. Bu ülkenin çocuklarının vatan sevgisi için tek tipleştiren sloganlara ihtiyacı olmadığını pek çok örnekle ortaya koymak mümkündür.

Üzülerek görüyoruz ki, sayın Danıştay 8. Dairesi, üzerinde yaşadığımız toprakların zenginliğini anlamaktan uzak, dünyada İkinci Dünya Savaşını ortaya çıkaran ırkçı iklimlerin ürünü bir zihniyetin devamına karar vermiştir. Demokratik kazanımların aidiyet duygusuna engel olduğunu ileri sürmek ise uzun vadede pek çok başka problemi karşımıza çıkaracaktır. Sayın Daire’nin bu yaklaşımını kabul etmemiz mümkün değildir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

KADEM