KADEM Kurucu Başkanı Yard. Doç. Dr. Sare Aydın’ın İstanbul Ticaret Odası’nın haftalık ekonomi gazetesi İstanbul Ticaret’te yayınlanan makalesidir.

Aile Paketi’nde yer alan kadın istihdamını artırmaya yönelik uygulamalar kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımını destekleyerek toplumsal bütünlüğe katkıda bulunacak. Paket, önemli bir ekonomik unsuru işgücüne katarak ülkenin global rekabet gücüne de önemli bir katkı sağlayacak.

GLOBAL rekabet ortamında bir güç olabilmek bir ülkenin tüm kaynaklarını en etkin şekilde kullanması ve mobilize etmesini gerektirmektedir. Dolayısı ile toplumun yarısını oluşturan kadınların işgücüne yeterince katılımını sağlamak küresel güç iddiası taşıyan ülkelerin önceliklerinden ve kalkınmanın şartlarından biridir. Kalkınmışlık günümüzde ülkelerin salt ekonomik verilerine dayanmamaktadır. Bu sayısal değerlerin yanında verilerin niteliği, üretilen toplumsal değerler de önemlidir. Kadınların ekonomik ve sosyal hayata etkin bir şekilde katılımı bir ülkenin gelişmişlik seviyesi hakkında belirleyici bir unsurdur.

SOSYAL BÜTÜNLÜK

Büyüyen ekonomi ve sosyal bütünlüğün ürünü olan toplumsal değerlerin üretiminde kadınların işgücündeki yeri önemlidir. Bu noktada ülkelerin kadın istihdamı oranları kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılım seviyesini değerlendirirken önemli bir veri kaynağıdır. Bu çerçevede, sayısal ve yapısal fırsat eşitliğine dayalı kadın istihdam modeli bir gerekliliktir. Bu sadece kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamda güçlendirilmesi sonucu istihdam edilen kadın sayısının artışına değil, aynı zamanda toplumda sosyal bütünlük anlayışının yerleşmesine de katkıda bulunacaktır.

İlgili yasama ve yürütme organları bünyesinde ülkemizin kalkınmasında önemli bir lokomotif faktör olan kadın istihdamının artırılmasını teşvik edici düzenlemeler ve politikalar geliştirilmesine rağmen kadın istihdamı konusunda istenilen düzeylere ulaşılamamıştır.

İSTİHDAMDA YÜZDE 30.2

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Hanehalkı İşgücü İstatistikleri Nisan 2014 verilerine göre kadınlar ülkedeki toplam istihdamın 30.2’sini oluştururken, işgücüne katılma oranları yüzde 30.7 seviyesinde kalmıştır. Aynı verilere göre 2004-2013 yılları arasında bu oran yüzde 20’lerden ancak yüzde 30’lara çıkabilmiştir. Ülkemizde nüfusun yarısını oluşturan kadınların işgücüne katılım oranı, ayrıca kadın sayısı içerisinde aktif iş arayan kadınların sayısının az olması, ülke istihdam piyasası şartlarının kadınlar için zorluklar taşıdığını göstermektedir.

Türkiye’de kadınların işgücüne katılımındaki engeller incelendiğinde, yerleşik toplumsal algılar, bunlara dayalı kadın dostu olmayan yapılanmalar, kadınların istihdamı ve kariyerlerini destekleyecek yapısal mekanizmaların eksikliği bir sistem sorununu işaret etmektedir. Türkiye’de geleneksel ve toplumsal bakış açısının getirdiği psikolojik bariyer, kadınların hamilelik, doğum ve sonrası süreçlerde iş yaşamından uzak kalması ve çalışma koşullarının ağır olması kadınların işgücüne katılımını ve işe devamlarını olumsuz yönde etkilemektedir.

YAPISAL DEĞİŞİM

Bütün bu olumsuzları dikkate alarak hazırlanan kadın istihdamının artırılmasına yönelik düzenlemeleri kapsayan “Aile Paketi” 26 Ocak 2015 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulmuştur.

Özellikle kadın istihdamı ve kadınların çalışma hayatındaki konumlarının iyileştirilmesi konularında özel politikalar geliştirilmesi amacıyla hazırlanan “Aile Paketi” tasarısı kapsamında genç nüfus artışının desteklenmesi doğrultusunda doğum yapan kadınların çalışma saatlerinin azaltılması ve özel istihdam bürolarının genç ve kadın istihdamında rol üstlenmesi öngörülmektedir. Bu paket ile Türkiye’de istihdam piyasası koşullarının kadınların aktif işgücüne katılımına getirdiği sınırlamaların kaldırılması için yapısal bir değişim getirmektedir.

ESNEK ÇALIŞMA MODELLERİ

Kadınlar doğrudan iş piyasası içine, sistemin içine yerleştirilen mekanizmalar ile işgücüne katılım konusunda teşvik edilmekte, sistem tarafından korunmaktadırlar. Esnek çalışma modelleri birçok gelişmiş ülkede kadın istihdamını artırmak üzere kullanılan, başarılı sonuçlar alınan bir modeldir. Bu tür modellerle gelişmiş ülkeler, toplumun yarısını oluşturan kadın iş gücünü mobilize edebilmişlerdir. Esnek çalışma modelleri günümüzde kadınların işgücüne katılımını artırmak üzere Dünya Bankası gibi kurumlar tarafından özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadınların istihdamını artırmak üzere desteklenmektedir.

Aile Paketi’nde yer alan kadın istihdamını artırmaya yönelik uygulamaların hem kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımını destekleyerek toplumsal bütünlüğe katkıda bulunacağı hem önemli bir ekonomik unsuru işgücüne katarak ülkenin global rekabet gücüne önemli bir katkı sağlayacağı görülmektedir. İstihdam piyasasının kadınların işgücüne katılımındaki yapısal engellerin kaldırılmasına yönelik önlemlerle, kalkınma modellerinde gelişmiş ülkelerin kullandığı bir yöntem kullanıma sokulacak ve Türkiye’nin kalkınmasına ek bir ivme kazandırılacaktır.

Doğum yapan annelere yarı zamanlı çalışma imkanı

Yeni düzenlemeyle beraber doğum izninde borçlanma yapmaksızın derece ve kademe ilerlemesi sağlanacaktır. Doğum öncesi analık izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda, doğumdan analık izninin başladığı tarihe kadarki süre doğum sonrası analık iznine eklenecektir. Böylece normalden 10 hafta önce gerçekleşen bir doğumda mevcut düzenlemeye göre doğum sonrası izne 8 hafta ilave edilirken, 8 haftadan daha önce gerçekleşen doğumlarda, aradaki süre 8 haftaya ek olarak doğum sonrası izne eklenecektir.

Çalışan kadınlara yarı zamanlı çalışma imkanı sağlanacaktır. 16 hafta olan doğum izninden sonra ilk çocuk için 8 hafta, 2. çocuk için 16 hafta ve 3. çocuk için 24 hafta daha eklenecektir. Anneler isterlerse yarı zamanlı mesai yaparak geri kalan zamanda çocuklarına vakit ayırabilecek ve herhangi bir ücret kesintisi olmaksızın tam ücret alacaktır. Yarı zamanı işveren, izinli sayılan zamanı ise devlet karşılayacaktır. Çocuk okul çağına gelene kadar ebeveynler kısmi çalışma iznine sahip olacaktır. Bu durumda kadınlar, profesyonel iş yaşamından kopmadan çocuğunu hayata hazırlayabilecektir.

Belediyelere kreş zorunluluğu

Aile Paketi kapsamında kreş ve bakımevleri vergi teşviklerinden istifade edecek; böylece çalışan kadınların çok daha iyi şartlarda çocuklarını bırakabilecekleri ortamları oluşturulacak, belediyelere kreş ve gündüz bakımevi kurma yükümlülüğü getirilecektir.

Çocuğun yüzde 70 engelli olması durumunda ebeveynlerden birine 1 yıl içinde 10 güne kadar ek izin verilecektir.

Doğum yapan kadınlara maddi yardım

Doğum yapan kadınların ekonomik olarak desteklenmesini öngören yeni düzenlemeyle beraber doğum parası olarak devlet ilk çocukta 300, ikinci çocukta 400, üçüncü çocuk için 600 TL. ödeme yapacaktır. Doğum yardımı hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenecek ve haczedilemeyecektir.

İş Kanunu kapsamındaki babalık izinleri,yapılan düzenlemeyle işçiye eşinin doğum yapması halinde 5 gün izin verilecektir. Yani babaya 5 gün izin vererek annenin ve çocuğun yanında olması sağlanacaktır.

18 yaşından sonra çocuklar tarafından kullanılacak bir tasarruf hesabı (çeyiz hesabı) açılacaktır. Ebeyevn bu hesaba ne kadar yatırmışsa, çocuk evleneceği zaman ebeyevnin yatırdığı bu miktara yüzde 15 civarında devlet katkı yapacaktır.

Doğum yardımı hastanelerde doğum haberi geldiği anda veya uzak yerlerde ise nüfusa gidip kayıt yaptırıldığında ilk çocuk için yarım, ikinci çocuk için tam altın devlet tarafından verilecektir.