“KADEM Kurucu Başkanı Yrd. Doç. Dr. E. Sare Aydın Yılmaz’ın İTO Haftalık Ekonomi Gazetesi’nde W20 (Kadın 20)’ye ilişkin yazısı yayınlanmıştır.”

KADINLARA W-20 ÖNERİSİ

Küresel ekonomide daha güçlü bir büyümenin sağlanması bakımından, kadınların işgücüne katılımı ve istihdamı, kalkınmanın en önemli saç ayaklarından birini oluşturuyor. Kadının iş hayatına aktif katılımı ve kadının işgücüne istihdamı ekonomik büyümeyle doğrudan ilişkilidir.

Günümüzde, özellikle az gelişmiş ülkelere bakıldığında, kadının iş yaşamına katılımının oldukça sınırlı olduğu görülüyor. Çalışan kadınlar ise çoğu kez, cinsiyete dayalı işbölümü ve süregelen kültürel normlar neticesinde, genellikle eğitim olanaklarından erkekler kadar yeterli faydalanamamalarının bir sonucu olarak, düşük ücretle, sosyal güvencesiz bir biçimde çalışma hayatının içerisinde bulunuyor. Geleneksel kodlarda kadınların iş yaşamında başarılı olamayacaklarının ön kabulü ve iş hayatının erkeklerin inisiyatifine bırakılması gibi sorunlar, kadınların kadınların işgücüne katılımına engel olan temel sebeplerdendir.

Kadının işgücüne katılımının önündeki bu gibi sorunlar, esasında tüm kadınların ortak sorunlarıdır. Her toplumun kendine özgü sosyo-kültürel ve ekonomik yapısından ötürü, bu konunun çözümü için ortak bir noktada buluşmak ise, güç bir hal alıyor. Bu bağlamda oluşturulan ve hayata geçirilecek olan W-20, bu konuların ortak bir platformda tartışılmasını sağlayacak olması açısından oldukça önemlidir.

W-20’den bahsetmeden evvel, öncelikle G-20’ye değinmek yerinde olacaktır. Zira, W-20 dediğimiz oluşum, G-20 kapsamında ortaya çıkmış, özel olarak kadınların iş dünyasına katılımlarını destekleyen ve onları bu alanda teşvik etmek amacıyla oluşturulmuş bir gruptur.

Türkiye’nin de üye ülkeler arasında bulunduğu, dünyanın en önde gelen ekonomileri arasında yer alan ve gelişmekte olan ülkelerini bir araya getiren G-20’ye; dünya genelinde toplam 19 ülke üye olmakla birlikte, bu üye ülkelerin tamamının milli gelirleri, dünya sıralamasında ilk 31’de yer alıyor. Bu oluşumdaki mevcut üye ülkeler arasında ABD, İngiltere, Japonya, Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, Rusya, Avustralya, Brezilya, Arjantin, Hindistan, Çin, Endonezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore ve Türkiye bulunmaktadır. Aynı zamanda birçok Avrupa ülkesi de, Avrupa Birliği Komisyonu altında temsil ediliyor.

Küresel kalkınmayı arttırmak, dünya genelinde sunulan yaşam standartlarını yükseltmek ve nitelikli iş imkânları sağlamak hedefi doğrultusunda, G-20 kapsamında, üye ülkeler arasında, büyüme hızını ve ekonomik esnekliği artırmak ve bu alanda faaliyet gösteren uluslararası kurum ve kuruluşları güçlendirmek amacıyla birtakım ortaklık ve işbirliği içerisine giriliyor. G-20 kapsamında, eşitsizliği ve fakirliği ortadan kaldırmak için, düşük milli gelirli ve gelişmekte olan ülkelerdeki iş dünyasında yaşanan bazı hukuksuzlukların önüne geçmek, çalışma alanlarını iyileştirmek ve çalışanlara sosyal güvence sağlamak amacıyla faaliyetler yürütülüyor. Böylece, daha güçlü, sürdürülebilir ve dengeli bir büyümenin sağlanması ve iş imkânlarının oluşturulması mümkün olacak.

Bugüne kadar G-20 çatısı altında Think-20 (T20), Business-20 (B20), Labor-20 (L20),Youth-20 (Y20) ve Civil-20 (C20) gibi çalışma grupları bulunmaktadır. W-20 de, tıpkı diğerleri gibi G-20 çatısı altında oluşturulmuş çalışma gruplarından birisidir. G-20 toplantısının ve bu kapsamda kadının iş yaşamına katılımını desteklemek amacıyla oluşturulan W-20 grubunun bu yıl Türkiye’de düzenlenecek olması, kadınların işgücüne katılımı noktasında atılacak adımlarda önemli gelişmelerin yaşanacağının da bir göstergesidir.

W-20 fikri, ilk olarak 2014 yılında Avustralya’da düzenlenen G-20 zirvesinde ortaya atıldı, fakat o dönemde uygulamaya geçirilemedi. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de düzenlenen B-20 toplantısında Ali Babacan tarafından gündeme getirilen “kadınların iş dünyasındaki etkinliğinin artması için neler yapabiliriz?” sorusu etrafında şekillenen W-20 önerisiyle birlikte bu uygulamanın bu yıl ilk kez Türkiye’de hayata geçirilecek olması önemli bir adım olduğu gibi, aynı zamanda kadın istihdamının önünün açılması konusunda eşit fırsatların oluşturulmasına etkin bir zemin hazırlaması bakımından da oldukça değerlidir. W-20, kadının iş gücüne katılım oranının artırılması, kadın ve erkek arasındaki ücret farklılığının giderilmesi gibi hedefleri kapsıyor. Kadın girişimciliğini teşvik etmek, kadınların kamusal alanda ve iş dünyasında liderlik pozisyonları elde etmesini sağlamak, sağlık ve eğitim gibi birtakım sosyo-ekonomik konular da W-20’nin gündem maddeleri arasında.

Kadınının yaşadığı bir ayrımcılık olan çalışma hayatına etkili katılımı konusunun uluslararası düzlemde masaya yatırılarak, kadınların ekonomik hayata katılımı konusunda yaşadıkları problemlerin tanımlanması ve yaşanan sorunlara bu düzlemde çözümlerin sunulacak olması noktasında gerek sivil toplum örgütleri, gerekse karar verici mercilerin bu konudaki desteği büyük önem arz etmektedir.

Sivil toplum ayağı olarak, bu kapsamda, W-20’nin Türkiye Organizasyon Komitesi Başkanlığı görevine KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) başkanı Gülden Türktan getirildi, W-20 çalışmalarının etkin şekilde yürütülmesi için seçilen üç kadın sivil toplum kuruluşundan oluşan bir komite kurulması için, diğer iki sivil toplum örgütünün ise, KADEM (Kadın ve Demokrasi Derneği) ve TİKAD (Türkiye İş Kadınları Derneği) olmasında karar kılındı.

W-20’nin kadın istihdamının önündeki engelleri ortadan kaldıracak uygulamaların hayata geçirilmesi konusunda ciddiyetle yürüteceği faaliyetlerde sivil toplum örgütlerinin de etkin ve kararlı bir şekilde vereceği destek, toplumsal farkındalığın arttırılması ve kadına yapılan ayrımcılığa karşı toplumsal bir dönüşüm mekanizmasının kurulması bağlamında etkili olacak.

Türkiye’nin G-20 Dönem Başkanlığı çerçevesinde ortaya koyduğu hedefler arasında, W-20’nin gündem maddelerinin entegre edilebileceği bazı noktalar bulunuyor. Örneğin; kalkınma ve küresel büyüme ile istihdam yaratacak politikaların uygulanması gibi maddeler, bizim için son derece önemlidir. Zira, bir ülkenin kalkınmasının ve ekonomik bakımdan güçlenmesinin temel koşullarından biri de kadınların iş gücüne katılım oranlarının artırılmasıdır. Aynı zamanda istihdam yaratacak politikaların hayata geçirilmesi kapsamında, özellikle toplumdaki dezavantajlı grupların iş hayatına katılım göstermeleri amaçlanıyor. Bu durum da yine kadınların sosyal hayata katılımı, özellikle iş dünyasına katılımı konusunda önem arz ediyor.