Hedef Rekoru Kırdı, Girişimci Patron Oldu

Marketlerde kasiyerlikten mağaza müdürlüğüne kadar yükselen Nalan Kara, başarılı kadın girişimciliğinin örneklerinden biri. İş hayatındaki tecrübesini sigorta sektörüne aktaran Kara, üst üste Türkiye dereceleri ardından kendi acentesi ni kurdu.

Bu yıl 16-17 Ekim tarihlerinde ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilen Women 20 (W20) Zirvesi, ekonomik büyümenin toplumsal cinsiyete duyarlı ve kapsayıcı şekilde desteklenmesine odaklandı. Zirvede kadının ekonomik hayata dahil edilmesi kapsamında aile ve iş hayatı dengesinin sağlanması, çalışma ortamında cinsiyete dayalı ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal ağlarının güçlendirilmesi, iş yerlerinde lider pozisyonlarda bulunan kadın sayısının artırılması gibi konular ele alınarak geniş çapta tartışıldı. Zirve sonunda, kadının ekonomik süreçlere dahil edilmesi kapsamında belirlenen öncelikli politika alanlarını içeren rapor, G20 ülkelerine sunulmak üzere W20 komite üyeleri tarafından hazırlandı.

FIRSATI İŞE ÇEVİRME

W20’nin öncelikli politika alanlarından biri olan “eğitim, istihdam ve girişimcilik arasındaki bağdan yola çıkarak kadınların ekonomik açıdan güçlendirilmesi”, kadın girişimciliğinin önemine ve kadınların ekonomik süreçlere dahil edilmesi noktasında yapılması gereken yasal düzenlemelere vurgu yapıyor.

Küreselleşen dünyada, özellikle gelişmekte olan toplumlarda günden güne önem kazanmaya başlayan girişimcilik, belirli bir ekonomik süreç içerisine dahil olma noktasında küçük fırsatları değerlendirerek büyük işlere ve istihdam alanlarına dönüştürme ve dolayısı ile risk alma eylemi şeklinde tanımlanabilir.

EKONOMİK SÜRECİN BELKEMİĞİ

Ülkemizde ve aslında tüm dünyada son yıllarda ekonomik hayata kadın katılımının artmakta olduğu ve bu alanda kadınların da en az erkekler kadar aktif ve üretken oldukları görülüyor. Bu anlamda kadının ekonomik süreçlere dahil olmasını engelleyen faktörler şeklinde tanımlanan birtakım sosyal olgular, kadının bu süreçlerin içerisinde “de facto” olarak yer almasına engel olamadı. Batılı anlamda gerek modernleşmiş gerekse modernleşmekte yahut bu sürecin gerisinde kalmış olan ülkelerde kadının ekonomik hayat içerisinde bir şekilde yer aldığı; geniş çapta olmasa bile aile ekonomisine katkı sağladığı durumlara, Sanayi Devri’nde kadın zorunlu olarak çalışmaya başladığından beri rastlıyoruz. Örneğin kendi özel yetenekleri sayesinde evini atölye olarak kullanan ve terzilik yaparak geçimini sağlayan yahut yaptığı diğer küçük çaplı el işleriyle ekonomik kazanç elde eden kadınlarla, günümüz toplumlarında da karşılaşıyoruz. Hatta küçük girişimler olarak başladıkları işlerini zaman içerisinde büyüten kadınların, artık ekonomik sürecin bel kemiği haline geldikleri de ifade edilebilir.

İLK YILDA TÜRKİYE BİRİNCİSİ

Çalışma hayatına küçük ölçekli işlerle başlayıp zaman içerisinde yükselerek kendi işini kuracak donanım elde eden çok sayıda kadın mevcut. Nalan Kara da; ilk başlarda bir marketler zincirinde kasiyer olarak başladığı çalışma hayatında süreç içerisinde yükselerek mağaza müdürü olmuş ve bu pozisyonda 15 yıl geçirmiş genç ve başarılı bir kadın girişimci. Çalışma hayatına ilk olarak 14 yaşında atıldığını belirten Kara, bu zaman zarfında süreç yönetimi noktasında kendini geliştirmiş ve elde ettiği deneyimler, iş değişikliği yaparak girişimci olmasının önünü açmış. Mağaza müdürlüğü görevinden sürpriz bir şekilde ayrılarak sigorta şirketi olan Avivasa’da finansal danışmanlık yapmaya başlayan Kara, bu görevini ilk yılda Türkiye birincisi olarak tamamlamış. Daha sonra her yıl hedef gerçekleştirme oranından dereceye girmiş ve 3 yıl üst üste Altın Club’da yer alarak “Genç Girişimci Projesi” adı altında kendi acenteliğini kurmuş.

*              *              *

Aile ve iş hayatı dengesi

Bireysel ve toplumsal etkenlerin yanı sıra kendi işini kurarak aile ve iş hayatı dengesini sağlamak istemesi de, kadını girişimci olmaya sevk eden faktörler arasında. W20’nin öncelikli politika alanlarından biri olan “aile ve iş hayatı dengesinin sağlanması”, kadının ekonomik hayat içerisinde aktif yer almasını sağlamak açısından oldukça önemli. Bu dengeyi sağlamak için kendi işlerini kuran girişimci kadınlar, hayatları üzerinde söz sahibi olmakla birlikte, aile ve iş hayatlarını kendi çıkarlarına göre düzenleme hakkına da sahip olabiliyorlar. Aynı zamanda kadın sorunlarına daha duyarlı yaklaşarak istihdam edilen kadınların çalışma hayatı içerisinde kalıcı olabilmelerinin önünü açıyorlar.

 

*              *              *

Emir almadan emir verilmez

Genç yaşına rağmen kendi işinin patronu olan ve kadınlara istihdam alanı açan Nalan Kara, başarısını prensip sahibi, azimli ve sabırlı olmasına borçlu olduğunu belirtiyor ve aynı zamanda “emir almadan emir verilemeyeceğini, hata yapmadan doğruların öğrenilemeyeceğini” tecrübe ile öğrendiğini de ekliyor. Genç kadın girişimcilerin önemli bir örneği olan Kara’nın, girişimcilere atfedilen özellikler arasında bulunan özgüven sahibi olma, öngörülü olma, fırsatları değerlendirebilme yetisi gibi birtakım karakteristiklere sahip olduğu, hikâyesini dinlediğimizde dikkatleri çeken bir durum.