İstanbul

Kıymetli genç konuklar, akademisyenler, öğrenciler,

Kadın ve Demokrasi Derneği olarak, bugün burada bizlerle birlikte yürüyen genç neslin dinamizmi ve kararlığıyla birlikte sizlerin desteği ve katkılarıyla “Uluslararası Öğrenci Gençlik Çalıştayı” programımızı gerçekleştirmiş bulunuyoruz.

Yurtiçinde ve yurtdışında yaşayan gençlerin ortak problemlerini gençlerin gözüyle irdelemek, nedenleri tespit etmek ve bunlara yönelik çözüm önerileri geliştirmek amacıyla düzenlediğimiz bu çalıştaya desteklerinden ve katkılarından ötürü tüm paydaşlara ve siz kıymetli katılımcılara teşekkürü bir borç biliyorum.

Kıymetli Gençler ve Değerli konuklar,

Günümüzde genç nüfus oranlarına bakıldığından daha evvel hiç olmadığı kadar artarak    1.8 milyara ulaştığını görüyoruz. Bunun yanı sıra, Avrupa’nın en genç nüfusa sahip ülkesinin Türkiye olduğunu biliyoruz.  Ülkemizin nüfusunun %41’ini çocuklar ve gençler oluşturuyor. Türkiye adına insanı merkeze alan bir ilerleme için bu genç dinamik nüfus oldukça önemli bir zenginliktir. Dolayısıyla insani değerlere sahip çıkan, toplumsal aidiyet duygusu ve toplumsal bilinci oturmuş bir genç neslin, sosyal gelişimlerini destekleyici politikalar üretmek, potansiyellerini tam anlamıyla ortaya çıkarabilecekleri imkan ve zemini hazırlamak, sadece kendi ülkesi için değil, etrafındaki bölgelere, coğrafyalara ulaşmak ve onların dertleriyle dertlenmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

 Değeli Gençler,

Siz bu ülkenin ve gözü yaşlı bu coğrafyanın umudu, geleceğisiniz. Bugün dünyanın içinde bulunduğu buhrandan insanlığı çıkaracak olan sizlersiniz. Bakın,  Doğumuzda – Batımızda, Kuzeyimizde – Güneyimizde gözlerini sizlere dikmiş mazlum yığınlarca insanlar var. Şunu hiçbir zaman unutmayınız ki, hayatta insanlık adına, hak ve adalet adına atılan hiçbir adım küçük ve önemsiz değildir. Hele ki attığı her adımın geleceğe izdüşümünün olduğu siz gençlerin adımları, çabaları insanlığın içine düştüğü çıkmaz sokaktan çıkışı için döşenen taşlardır. Halep ağlarken, çığlıkları gökkubbeyi inletirken, ne sizler ne bizler Hak ve adaletten bahsedebiliriz. Son 3 gündür yanı başımızda küresel güçlerim vekalet savaşı yaptıkları Suriye’nin sokaklarından kan akıyor. Gençler, dünyayı iyi okuyun. Geleceğimizi, vatanımızı, milletimizi, kimliğimizi, imanımızı, namusunuzu iyi koruyun. Çünkü insan kökü olmadan, vatanı olmadan vücut bulamaz, nefes alamaz.

Gençler,

Sizler de biliyorsunuz ki, dünya yeniden bir dönüşüm içinde, milyonlarca insan evsiz barksız bırakın vatandaşlığı mülteci bile olamadığı topraklarda hayata tutunmaya çalışıyor. Vicdanını unutmuş insanlıktan merhamet bekliyor. İnsan hakları, eşitlik, demokrasi, özgürlüğün dillerden düşmediği bir yüzyılda artık şahidiz ki, söylemlerin yerini eylemler almadıkça bu buhrandan çıkamayız.

Artık öğrendik ki bizim yerinde nutuklar atan değil “ben de varım” diyerek cesaretle yerinden doğrulan bir dinamik bir nesle ihtiyacımız var. İşte bugün burada bu dinamizmi görüyoruz. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı sorunlara “bunlar benim sorunlarım ve benim de söyleyecek sözüm var” diyen sizlerin bir arada bulunduğu bu platform refah, adil bir gelecek için umut vericidir.

Zira hangi sorun olursa olsun çözümünde o sorunun muhatapları yoksa çözümü de yoktur. Bu yüzden değil midir ki hakkın ve adaletin yerine ulaşması için toplumsal, ahlaki ve manevi değerlerine sahip çıkan gençlerle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

 

Değerli Katılımcılar,

İki gün süren bu çalıştay, Türkiye’den ve farklı ülkelerden çeşitli öğrencileri bir araya getirerek genç jenerasyonun karşı karşıya kaldığı küresel ölçekli ve geleceği tehdit eden bu tür sorunları masaya yatırarak, geleceği tehdit eden bu sorunlara çözüm önerileri üretmeleri ve birlikte çalışma ve dayanışma kültürünü oluşturmalarına imkan sağladı. İnanıyorum ki bu tür çalıştay ve forumlar, adaleti, insani değerleri ve dengeyi gözetmeleri noktasında genç dimağların önünü açacak zemini oluşturmaya yardımcı olacaktır.

 

Kıymetli konuklar, 

Toplumu dinamik ve canlı tutan en temel değişkenlerden biri de gençlerdir. Gençlerin vizyonunu, hedeflerini, ideallerini ve enerjilerini doğru kaynağa kanalize etmemiz, yol göstermemiz gerekiyor. Bakınız bugün, şiddet, İslamafobi, bağımlılık, kimlik bunalımı, medya araçlarının yanlış kullanımı gibi gençleri ve elbette ki bizleri ve tüm toplumu tehdit eden birçok sorun alanı karşımıza çıkıyor. Bu sorun alanlarının iyi irdelenmesi, sebeplerinin araştırılması, bu sorunlara karşı farkındalığın arttırılarak  etkin mücadele  yöntemlerinin geliştirilmesi gerekiyor.

 Değerli konuklar,

Bilgi çağında yaşıyoruz, bilgiye ulaşmak artık bir tık ötemizde. Ancak toplumsal ve ahlaki değerlerin törpülendiği bir zamandan geçiyoruz. Medya araçlarıyla önümüze sürülen ve ahlaki bilinci körelten dizi- filmler ve içinde yaşadığımız teknoloji çağında medya araçlarının kötü yönde kullanımı birçok farklı problemle bizi karşı karşıya bırakıyor. Bu tehditlere fazlaca maruz kalan kesim, gençlerdir. Bunu engellemenin tek yolu var; o da sizlerin “artık biz de varız” demenizdir. KADEM hep “kadın varsa demokrasi var” dedi. Sizi temin ederim ki, artık bu söylemimize yeni bir söylemle, “genç varsa demokrasi var” ile devam edeceğiz.

Modern hayatın sunduğu yeni yaşam modelleri medya aracılığıyla ve algı operasyonlarıyla gençliğe empoze ediliyor. Genç neslin medya üzerinden yürütülen, toplumsal ve ahlaki değerlerimize saldıran tüm bu tehditlere karşı uyanık olması gerekiyor. Ancak bu şekilde kendi kimliklerini koruyan, benliğini bilen gençler olabilirsiniz.

Değerli konuklar,

Tüm dünyada devam eden, gençleri hedef alan şiddet olaylarına, özellikle de kadına yönelik şiddet vakalarına karşı sağduyulu davranmalı ve şiddetin her türlüsüne hayır diyecek bir bilinçle hareket etmeliyiz. Önce bu bilince sizler sahip olmalısınız. Sonra şiddete meyledene karşı durmalısınız.

İşte bu yüzden, KADEM olarak bizim en temel hedeflerimizden biri de genç nesli donanımını arttırmak, sağlıklı bir zihin ve düşünce dünyalarının inşasına hizmet etmek, onları geleceğe hazırlamaktır.

Bu çerçevede Türkiye’nin dört bir yanında açtığımız temsilciliklerimiz vasıtasıyla kurduğumuz gençlik kulüplerimiz ile yaşanabilir bir dünya için genç dimağları her zaman hakkın ve adaletin temsilcileri olmaları için çalışıyoruz.

Sizler lütfen söyledikleriniz ve yaptıklarınız ile adaletin temsilcileri olun.

Biz şunun farkındayız Türkiye’nin başarısı, Türkiye’nin ilerlemesi genç neslin kararlığına ve dönüştürücü gücüne bağlı.

Size bakıyorum, pırıl pırıl gençlersiniz. Sizde bu güç var!

Bizler ülkemizi daha da ileriye taşıyacak girişimci ruhu ve dinamizmi yakalayabilmek için gençlerin donanımlı ve kendinden emin adımlarla ilerlemesi için onların entelektüel, duygusal gelişimleri için yapılacak her türlü çalışmayı bu ülkeye ve dahi insanlığa bir borç biliriz.

Bugün burada şiddet, İslamafobi, bağımlılık, kimlik bunalımı, medya gibi insanlığın sorunlar ile dertlenen, dertlenmekle kalmayıp çözüm önerileri geliştiren genç arkadaşlarımızla bir arada bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim. Dilerim ki demokratik bir toplum olmanın bir parçası olan bu platformların sayısı ve siz değerli gençlerimizin katılımı ile daha fazla artar; ırk, dil, din ayırt etmeksizin insana insan olduğu için değer veren, daha yaşanabilir refah, adil ve barış dolu bir dünyaya vesile olur.

Unutmayın – Hak, adalet ve barış sizin avuçlarınızın arasında. Avuçlarınızı bu kavramlara sakın kapatmayın. Sağlıcakla kalın genç arkadaşlarım.

Doç. Dr. E. Sare Aydın Yılmaz

KADEM Genel Başkanı